Eskiler talim ve terbiye derlerdi. Beden eğitimine, beden terbiyesi denilirdi. Yani fiziki bedeni bilinçli bir şekilde eğitmek anlaşılırdı. Atatürk de zamanında zaten kelimenin çok bilincinde olarak çok yerinde bir tabirle "Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim" sözü ile beden eğitiminin fizik bedenin dışında da daha kapsamlı bir hedefi olduğunu vurgulamış.Sonra talim ve terbiyenin adı, zamanla öğretim ve eğitim oldu. Çok daha önce de tedrisat, maarif gibi kelimeler kullanılmış.
Yani öğretim ile eğitim aynı şeyler değil. İyi bir öğretim ancak bilinçli olunursa, arkasından iyi bir eğitime yol açıyor.
Talim demek, öğretim, çalışma, alıştırma, egzersiz, hazırlık, prova, tatbikat, uygulama demek. Terbiye ise adabı muaşeret, adap, edep, görgü, yol erkan, yol yordam, eğitim, maarif, tahsil, tedrisat, yetiştirme filan demek. Terbiyesiz denilince "eğitimsiz" demek oluyor yani. Ama kelimenin daha başka derin anlamları da var. Mesela arlanmaz, arsız, hayasız, küstah, perdesi düşük, pişkin, sıkılmaz, utanmaz, yırtık, yüzsüz gibi. Terbiyesiz de "olumsuzluk" var. Terbiyeli olmak ta "olumluluk" ve "övgü".Eğitimi bilenler “eğitimi” şöyle tanımlıyorlar. Kişinin yaşadığı toplum içinde değeri olan , yetenek, tutum ve diğer davranış biçimlerini geliştirdiği süreçlerin tümüdür. Eğitim, önceden saptanmış esaslara göre insanların davranışlarında belli gelişmeler sağlamaya yarayan planlı etkiler sürecidir. Eğitim; bireyin davranışlarındaki yaşantısı yoluyla kasıtlı olarak ve isteyerek değişme meydana getirme sürecidir. Görüldüğü gibi eğitimin bir çok tanımı yapılabilmektedir. Ancak, günümüzde çoğunlukla tercih edilen tanım: “Bireyin davranışında, kendi yaşantısı yoluyla ve kasıtlı olarak istenilen yönde ( eğitimin amaçlarına uygun ) değişme meydana getirme sürecidir.” şeklindedir.
Bu tanıma göre; Eğitim bir süreçtir.
Eğitim sürecinde, bireyin davranışlarının istenilen yönde değiştirilmesi amaçlanmaktadır. Davranışlarındaki değişme kasıtlı olarak gerçekleştirilmektedir. Eğitim sürecinde bireyin kendi yaşantıları esastır.
Eğitimin üç temel öğesi vardır.
1. Amaç
2. Öğretme ve öğrenme etkinlikleri
3. Değerlendirmeler
Eğitim amaçla başlar, öğretme-öğrenme etkinlikleriyle devam eder ve değerlendirme ile son bulur. Sürecin bu mantığı bütün kültürler için aynıdır. Amaçların içeriği ve öğrenme için kullanılan öğretme yöntemleri kültürden kültüre göre değişebilir, fakat sürecin doğası değişmez.
—Eğitim; Kişinin yaşadığı toplum içinde değeri olan, yetenek, tutum ve diğer davranış biçimlerini geliştirdiği süreçlerin tümüdür.
—Eğitim; Önceden saptanmış esaslara göre insanların davranışlarında belli gelişmeler sağlamaya yarayan planlı etkiler sürecidir. Eğitim sürecinde bireyin kendi yaşantıları esastır.
—Eğitim; Bireyin davranışlarındaki yaşantısı yoluyla kasıtlı olarak ve isteyerek değişme meydana getirme sürecidir.
Bir Çin Atasözü bunu doğru bir biçimde tespit etmektedir: "Eğer bir yıl ötesi için planlıyorsanız hububat ekin, eğer on yıl ötesi için planlıyorsanız ağaç dikin, eğer bin yıl ötesi için planlıyorsanız İnsan ekin, işte eğitim insan vasıtasıyladır ki insanlar ekilir ve inşa edilir."
Eğitim sürecinin üç temel öğesi vardır. Eğitim amaçla başlar, öğretme-öğrenme etkinlikleriyle devam eder ve değerlendirme ile son bulur. Eğitim sürecin bu mantığı bütün kültürler için aynıdır. Amaçların içeriği ve öğrenme için kullanılan öğretme yöntemleri kültürden kültüre göre değişebilir, fakat sürecin doğası değişmez.
Bazıları eğitimi, insan sermayesine yapılan yatırım olarak değerlendiriyor.
En genel anlamda eğitim, bireyde "davranış değiştirme" sürecidir. Eğitim sürecinden geçen bireyin davranışlarında bir değişme olması beklenmektedir. Varış (1998), eğitim yoluyla kişinin amaçlarının, bilgilerinin, davranışlarının, tavırlarının ve ahlak ölçülerinin değiştiğini anlatmaktadır. Ertürk (1979) eğitimi, bireyin davranışında kendi yaşantısı yoluyla ve kasıtlı olarak istendik bir şekilde değişme meydana getirme süreci olarak açıklamaktadır. Demirel (1999), eğitimi, bireyde kendi yaşantısı ve kasıtlı kültürleme yoluyla istenilen davranış değişikliğini meydana getirme süreci, Gürkan (1999), ise bireyin içinde yaşadığı toplumda davranış biçimleri edindiği süreçler toplamı olarak tanımlamaktadır.”
En geniş anlamıyla eğitim, “bireyde kendi yaşantıları yoluyla davranış değişikliği meydana getirme süreci” şeklinde tanımlanıyor.
Bence eğitim, bilinçlenmedir. Bilinçlenme deyince akla; akıl, us, algı, anlayış, bellek, beyin, bilinç, şuur, hafıza, havsala, idrak, irfan, izan, kafa, kavrayış, muhakeme, sağduyu, yargılama, zeka, zihin geliyor. Eğitimin amacı kişide öğrenmeyi sağlamaktır. Öğrenme sürecinde öğrenen, öğreten ve öğretilen vardır. Eğitimde, kişide değeri olan bilgi, tutum, davranış ve yetenekleri sistematik bir biçimde geliştirmek hedeflenmektedir. Öğrenme deyince akla aydınlanma da geliyor. Aydınlanma ise alim olma, aydınlanmış olma, bilgili olma, ekinli/ürünlü olma, entellektüel olma, kültürlü olma, malumatlı olma, münevver olma gibi özellikleri akla getiriyor. Öğrenme deyince yine akla beceri kazanma, belleme, bilgi edinme, bilgilenme, feyiz alma, hazmetme, kapma, öğrenim görme, tahsil görme, vakıf olma gibi boyutlar çağrışım yapıyor.
Görüldüğü gibi eğitim, insanda pratik olmak, görgülü olmak, değer yaratmak, işe yaramak, bilinçli olmak, toplumu ve yaşanılan çevreyi ilerletmek gibi özellikleri hedefliyor.
Kaynak: http://blog.milliyet.com.tr/eskiler--talim-ve-terbiye--derlerdi/Blog/?BlogNo=431767
Eskiler "Talim ve Terbiye" derlerdi...
Merhabalar,
Bugünkü tartışma konusu İngilizce nasıl öğreniriz ve de İngilizce'ye giriş konusunun bu olması gerektiğinden yanayım. İngilizce öğrenmek ülkemizde oldukça zor, özellikle ilköğretim'de başlar orta öğretimle devam eder ve üniversite'de 1 yıllık hazırlıkla biter(ama kimse doğru düzgün İngilizce konuşamıyor). Anlayamadığım nokta artık üniversite gibi bir yerde "İngilizce biliyor musun?" diye sormak vede konuşamamak kişiye büyük bir hakaret.
Ama eğitim sisteminde 4.sınıftan başlar İngilizce dersleri ve o zamandan bu zaman sürekli gramer dersleri, ve her zaman geniş/gelecek/geçmiş/şimdiki zaman diye devam eder. Abi ben daha adres tarifi yapan bir Ortaöğretim öğrencisi görmedim. Görmek için sorunun muhattabı kişinin ayrı bir çaba göstermesi gerekir.
Abi hatırlıyorum da 10.sınıfta Edebiyatçımıza, İngilizce nasıl öğrenilir diye sormuştuk, dalga amaçlı değildi bu soru. Adam bize alın elinize sözlüğü kelime öğrenin, sonrasında gramere bakın demişti. O zamandan bu zamana bayağı şeyler geçti. Birkaç bebeği gözlemleme fırsatı da yakaladım. Abi biz işimizi zorlaştıran bir milletmişiz. Bebeklere baktım ki ilk öğrendiği kelime Anne ve Baba oluyor. Sonrasında dayısı olarak "Dayı", abisi/ablası olarak "Abi/Abla"yı öğretiyoruz. Sonrasında çocuktan "Bu ne?" soru kalıbını duyuyorsunuz ve "Kapı","Pencere","Koltuk","Burun"... örneği çoğalta biliriz. Ama dikkat ettiyseniz çocuk ilk kelime öğreniyor ve bu ailesi, yakın çevre, çevre, vücut diye gidiyor. Ama başlangıçta bir kelimeyle başladığının da altını çizelim. Tabi bizde öyle bir hal almış ki örneğimi mazur görün;
Bebek acıktığın da "mama" diyor, annesi,"evladım bana yemek ver diyeceksin" sözüyle bebekle münakaşaya giriyor ve "yemek vereceksin diyene kadar sana yemek yok" diyor. Ulan bunun için bebeğin zeka gelişimi yeterli mi, ayrıca kelime haznesi bunu karşılayabilir nitelikte mi? Yahu bebek lan bu!Hani sözü nereye bağlayacaksın diye bana bunu soranlara yahu ilk önce bebeğe nasıl çevreyi tanıtın, sonra bir zaman vererek başlayın. Adam marketin İngilizce'sini bilmiyor, sen ona 2.rafta kurabiyeleri istiyorsun. ÇÜŞŞ!
Abi, İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunu yada İngilizce Öğretmenliği okumuyorum. Ama benim çalışma mantığım buydu. Size de tavsiyem; Önce aileden, yakın çevreden(evdeki odalar, mutfakta kullanılanlar, mahalle), günler ve aylar, mevsimler, kırtasiye, en son gramer öğrenin abi, bende böyle konu paylaşacağım. İngilizce yazılanları Google Translate ile yazın ve dinleyin telafuzunu. Sonrasında Duolingo ile konularınızın pekiştirmesini yapın. Orada bu konular yok, hem konuyu öğrenirsiniz hemde alıştırma yaparsınız. Umarım buraya uğrayan takipçilerim İngilizce'yi en azından derdini anlatacak kadar İngilizce öğrenir :)
Bu stratejiyi anlattıktan sonra derslere de yakında başlarız ;)
İngilizce Nasıl Öğrenebiliriz?
Merhaba dostlar,
Aslında bir ara web dünyasına ara vereyim dedim ama yaklaşık bir sene sonra tekrar bir sitede yazma alışkanlığım tutuverdi. Fakat bu sefer biraz farklı :)
![]() |
| Forumlarla tanıştım tanışalı en sevidiğim avatar bu kızcağızlı avatar olmuştur, lan hala seviyorum :)) |
Bazı yerler para istiyor, bazıları yanlışlarını savunuyor, diğer kişiliklerde okumadan kopyala+yapıştır yapıyor ve o yanlış yayılarak büyüyor vede olan bize/size oluyor.
Neyse sitelerin teker teker hayata son verdiği bu dönemde bakalım bu site ayakta kalabilecek mi? Pek sanmıyorum ama hadi bakalım...
(Siteye isim bulamadım, blogger'de yazdığım tüm isimler alınınca karşıma enginarlı bir resim çıktı, hadi senin okunuşunu site ismi yapayım dedim. Başlıkta bu saçma duruma gönderme yapsın dedim. Çok garip...)


